Tarım, insan yaşamı için vazgeçilmez ve her geçen gün değeri daha çok anlaşılan, önemli hale gelen bir sektördür. İnsanoğlunun var oluşundan günümüze kadar olan süreçte tarım sektörü, üretim faaliyetleri açısından çeşitli evreler geçirmiştir. Avcılık ve toplayıcılık dönemi ile başlayan tarımsal faaliyetlerin yerini günümüzde, bilgi ve teknolojinin kullanıldığı uzmanlaşmış ve planlı tarım işletmeciliği almıştır.
Tarımsal Eğitim ve Öğretimin 180. yıldönümü kutlamaları kapsamında görüşlerini dile getiren İl Müdürümüz Kemal Yılmaz; Ülkemizde modern anlamda tarımsal eğitim-öğretimin serüveni ilk defa Osmanlı İmparatorluğu döneminde, 10 Ocak 1846 yılında İstanbul Yeşilköy’de Ayamama Çiftliğinde açılan Ziraat Mektebi ile başlamış, sonrasında Edirne ve Bursa Ziraat Mektebi ile 1893 yılında Halkalı Ziraat Mekteb-i Âlisi açılarak tarım öğretimi süreci hızlandırılmıştır.
Tarımda ilk gelişmeler kulaktan kulağa ve göreneğe bağlı olarak yayılmak suretiyle gerçekleşirken, yeni fikirler değerlendirilip deneme ve buna bağlı olumlu gelişmeler çiftçilerimize aktarıldıkça tarımda değişimler meydana gelmiştir. 1850-1950 arasını kapsayan 100 yıllık süreçte tarım ile ilgili eğitim alan ve kendisini geliştiren çiftçi ve onların çocukları hayatlarını tarıma ve uygulamaların araştırılmasına ve geliştirilmesine adamışlardır. Elbette bu süreçte bilim insanlarının katkılarıyla sürekli gelişen tarım bilimi, önemli dönüşüme uğramış, pozitif bir ivme kazanmıştır.
Cumhuriyetimizin ilk yıllarında da kalkınmayı sağlayacak sektör olarak tarım sektörü seçilmiş ve tarımsal üretimi artırmayı amaçlayan politikalar izlenmiştir. Bu doğrultuda; Halkalı Ziraat Mektebinden mezun olmuş birçok gencimiz 1923 yılından itibaren yurt dışına modern tarımı öğrenme ve araştırma için gönderilmiş, 1927 yılında Almanya'ya eğitim öğretime giden gençlerle hocaların oluşturduğu bir Bilim Kurulu, ülkemizin tarımsal durumunu incelemiş, bu incelemenin sonucunda modern bir Zirai Yükseköğretimin açılması önerilmiştir. Bu öneri ile birlikte 1927 yılında bir yasa çıkartılarak, çağdaş anlamda Tarımsal Yükseköğretimin temelleri atılmıştır. 1930’lu yıllarda ülkemizde, tarımsal faaliyetleri desteklemek amacı ile Tarım Kredi ve Satış Kooperatifleri, Zirai Kombinaları ve Devlet Ziraat İşletmesi kurulmuştur.
Daha sonrasında; Ankara'da Yüksek Ziraat Enstitüsü akabinde laboratuvarları tamamlanarak çağdaş anlamda Türkiye'nin ilk yükseköğretim kurulu olarak 30 Ekim 1933 yılında kapılarını açmış ve günümüz Ziraat Fakültelerinin açılış temelleri atılmıştır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’de 'Milli ekonominin temeli Ziraattır' sözü ile tarım sektörü ve üreticilerimizin ülke ekonomisindeki önemini ve katkısını vurgulamıştır.
Günümüzde gelişen ve değişen mühendislik, teknoloji, biyoloji ve tarım ile ilgili diğer bilim dallarının ve uzmanlaşmış ziraat mühendisliği bilgisinin kullanıldığı dönemdir. Modern tarım; sulama, gübreleme, tohum ıslahı ve makine kullanımı gibi çeşitli yöntemler sonucunda birim alanda en yüksek verim ile en yüksek geliri elde etmeyi amaçlamaktadır.
Ülkemizin dünyada çapında tarımsal üretim ve çeşitlilik bakımımdan zengin bir potansiyele sahip olduğu dikkate alındığında, tarımda başarının temel aktörleri emek gücü ile çalışan Türk Çiftçisi ve daima onun yanında, sahada olan Ziraat Mühendisleri, Teknikerler ve Teknisyenlerdir.
Bu vesileyle “bu coğrafyada çalışan ve mesleğinin öncüsü olan bütün ziraat camiasını ve tarıma emek veren, güç katan, üreten tüm çiftçilerimizi selamlıyor, Tarımsal Öğretimin 180. yıl dönümlerini kutluyorum” dedi.